Taze Balık Nasıl Anlaşılır?

Taze Balık Nasıl Anlaşılır?

Misafirlerimizi stüdyomuzda ağırlamak ayrı bir mutluluk, blogumdan takipçilerim ile buluşmak ayrı bir mutluluk.. Buradan sizlerle duygu, düşünce, tarif ve püf noktalar paylaşmak beni mutlu ediyor, umarım sizler de bundan keyif alırsınız..

Belki haberiniz olmuştur, geçtiğimiz haftalarda ispanyol gecesi düzenledik. Balıklar ve kabuklular birçok farklı ülkenin mutfağında olduğu gibi ispanya mutfağında da çok önemli bir yere sahiptir.

Balıkçı tezgahlarının önünden geçerken bazılarımız balık kokusundan rahatsız olur. Aslına bakarsanız balık kötü kokmaz: deniz kokar, bundan rahatsız olacak birşey yok. Ancak yine de koku size şüpheli geliyorsa, o balığı satın almasanız daha iyi.

İstanbul’da balık satılan birçok yer mevcut, güneşe bakan tezgahlardan kaçınmanızı öneririm, hatta balıklarını daha taze kalması için buz içinde tutmayan tezgahlardan da kaçınmanızı tavsiye ederim. Kendi adıma konuşayım, İstanbul’un en iyi balıkçılarından birini keşfettim, neredeyse ne arasam tezgahında bulabiliyorum. Diğer balıkçılara göre biraz daha pahalı ancak kalite açısından fazlasıyla tatmin edici. Bu sırrımı bir süreliğine daha kendime saklıyorum. Önümüzdeki zamanlarda blogumdan bazı mekanların adreslerini paylaşmayı başlarım belki, kim bilir?

Bu haftaki pük noktamıza gelelim:

Bir balığın taze olduğunu nasıl anlarız?
Biraz önce de belirttiğim gibi balıktan deniz kokusundan ziyade kötü bir koku geliyorsa o büyük ihtimalle taze değildir. Bazı balık türlerinin diğerlerine göre çok daha keskin kokusu olduğunu da unutmayalım.

Balığın derisi canlı ve parlak görünmeli. Elbette sadece bu kriteri göz önünde bulundurarak seçim yapmamak gerekir, balıkçılar hem balıklarını taze tutmak hem de canlı ve parlak görünmeleri için tezgahlarına soğuk su serpiştirirler, bu sayede balık parlak görünür ancak bu taze olduğu anlamına gelmeyebilir. Bundan dolayı balık satın almadan önce tüm kriterleri gözden geçirmek gerekir:

Solungaçların içi canlı kırmızı renginde olmalı.
Eti beyaz ve parlak olmalı.
Balığı gözü parlak ve yüzeyi dışa doğru kıvrımlı olmalı.
Balık ne kadar sert ise o kadar iyi.

Tüm kriterleri gözden geçirmek gerekir şunu unutmadan: bazı balıklar bu kriterler konusunda diğerlerine göre daha hassas olabiliyor, bu kriterlerden birini karşılamıyor oluşu mutlak anlamda taze olmadığı anlamına da gelmiyor.

Midye türleri için: onları temizlemek için soğuk suya koymak yeterli, su yüzeyine çıkarlarsa devam etmenize gerek yok, yemeyiniz. Kabuğu açılmış bir midye mutlaka ölmüş anlamına gelmeyebilir, ona dokunduğunuzda eğer kabuk kapanmıyorsa ondan kaçının.

Karides ve diğerleri kokmamalı ve gözleri siyah olmalı. Yapış yapış olmamalılar. Dokunuşu sert ve katı olmalı.

Istakoz ve yengeçler: Gövdesinden tutup kaldırın, eğer bacakları içeri doğru kıvrılmıyorsa onu bırakıp başka arayın. Antenleri ve gözleri oynuyorsa yeni tutulmuş ve taze demektir.

Her durumda, mesela deniz salyangozu için, tekrar edeyim: deniz kokusu olmalı, kötü kokmamalı.

Umarım bu tavsiyelerim bir dahaki alışverişlerinizde işinize yarar.

Görüşmek üzere..

Paylaş

Yorum Bırak

Le Cuistot Studio

Adnan Kahveci Cad. No:31 A/B
Tarabya Mah. Sarıyer / İstanbul
0 212 223 83 55
contact@le-cuistot.com

Çalışma Saatleri

Salıdan Cumaya: 7:00 – 22:00
Cumartesi: 9:00 – 00:00
Pazar: 9:00 – 17:00
Pazartesi Kapalı