Fas’ın Ünlü Nane Çayının Tarihçesi ve Tarifi

Fas’ın Ünlü Nane Çayının Tarihçesi ve Tarifi

Bugün çok sevdiğim ve tematik Fas gecelerimizde sıkça servis ettiğimiz nane çayının tarihçesini kısaca anlatmaya çalışacağım.

Fas çayı olarak ta anılan nane çayı, çay ve naneden oluşan Fas kökenli sıcak içilen bir içecektir. Mağrip bölgesinde, Orta ve Batı Afrika’da oldukça popülerdir. Bu bölgelerde bulunan ülkelerin önemli bir kısmı eski Fransız sömürgesi olmasından dolayı günümüzde Fransa’da da çokça tüketilen bir lezzettir.

Geleneksel olarak nane çayı günün her saatinde tüketiliyor. Kişiyi zinde tuttuğu gibi hazmetmede kolaylık sağlayan bir içecektir. Genelde misafirperverliğin simgesi haline gelmiştir, evin reisi bir erkek tarafından hazırlanıp misafirine sunulan nane çayının reddedilmesi hoş karşılanmaz.

Bugün Mağrip ülkelerinde sosyal hayatın önemli bir parçası olan nane çayının tarihçesine baktığımızda tahmin edilenin aksine o kadar da eski bir tarihi olmadığını görebiliyoruz.

9.yy’da bir tüccar olan Süleyman isimli bir mağriplinin Çin’e yaptığı seyahatlerini not aldığı yazılarında, çayın çinliler için neredeyse kutsal görüldüğünü ve sosyal hayatın çok önemli bir parçası olduğunu aktarmaktadır. Çay hakkında, Çin’de bulunanlar dışında günümüze ulaşan en eski bilgidir. Çayın Pakistan, İran, Arap Yarımadası ve Türkiye’den sonra Mısır’a 16.yy’da ulaştığı tahmin ediliyor ancak Libya çölünün ötesine geçmiyor.

Çin’in yeşil çayı ancak 17.yy. sonlarında Mağrip ülkelerine ulaşmaya başlıyor. 18.yy.’da İngilizlerin Hindistan’da ürettikleri çayları Fas’ta bulunan limanlara ulaştırmaya başlamasıyla bölgede çay yavaş yavaş sosyal hayatta yerini bulmaya başlıyor. Hindistan’da İngilizlerin, Hindiçin’de Fransızların, Endonezya’da ise Hollandalıların çay yetiştiriciliğini büyük ölçüde geliştirmesiyle çay artık nadir bulunan bir bitki olmaktan çıkıyor ve dünyanın birçok bölgesinde tüketimi artıyor.

O döneme kadar mağrip ülkelerinde nanenin demlenmesiyle elde edilen bir içecek günlük hayatta çokça tüketiliyordu, çayın bölgeye ulaşması ve her eve girmeye başlamasıyla nane ve yeşil çayın demlenmesiyle elde edilen yeni bir içecek ortaya çıktı ve kısa sürede bölge halkının çokça tükettiği bir tat halini aldı. Bu yeni lezzet zaman içinde yavaş yavaş ta olsa kültürel bir gelenek ve ulusal bir içecek halini almaya başladı. Bölgenin göçebe halkları sayesinde nane çayı tüm Mağrib’e, sonrasında Orta ve Batı Afrika’ya kadar yayıldı.

Hazırlanışı

Her bölgenin kendine has nane çayı hazırlama şekli vardır, bazı yerlerde daha şekerli bazı yerlerde daha az şekerli, nane çayına eklenen malzemeler arasında çam fıstığı, ada çayı, mine çiçeği, tarçın, bal olabiliyor, bazı bölgelerde içinde bir nane yaprağı ile servis edilir. Çöl bölgelerinde hazırlanan çay genelde daha sert olur, kahve yerine tüketiliyor. Kış günlerinde nane bulunamadığı zamanlarda nane yerine pelin otu kullanılarak ta hazırlanabiliyor ancak aroması oldukça kuvvetlidir.

Nane çayı yeşil çay, taze nane ve şeker ile hazırlanır. Su kaynatılır, bir bardak kaynak su ile bir kasede yeşil çay yıkanıp durulanır ve 1 dakika sıcak suda bekletilir böylece acı tattan arınmış olur, sonrasında bu su dökülür. Yeşil çay çaydanlığa konulur şeker ve sapları kesilmiş naneler eklenir, nane yaprakları en dibe bastırılır. Kaynar su eklenir ve 3 dakika demlenmeye bırakılır sonrasında bir bardağa çayımızdan dökülür ve hemen ardından bardak tekrar çaydanlığa boşaltılır bu işlem 3 kez yapılır. Bundan sonra çayın tadına bakılarak istenilen tada ulaşmadıysa biraz daha demlenmeye bırakılabilir veya arzuya göre şeker veya nane eklenebilir.

Çayı servis ederken yüksekten dökülür, bu hem çayın oksijen almasını hem de çayın biraz köpüklü olmasını sağlıyor. Bardaktaki çayın köpüklü olması güzel ve gerektiği gibi hazırlandığına dair bir işarettir.

Geleneksel olarak nane çayı üç kere servis edilir. Nane yaprakları demlikte kaldığından dolayı her bardak bir öncekinden daha koyu olur, ilk bardak hafif, ikincisi orta, üçüncüsü oldukça acı olur.

« İlk bardak hayat kadar yumuşak. İkincisi aşk kadar güçlü. Üçüncüsü ölüm kadar acı. » – Tuareg Atasözü –

Görüşmek üzere.
Bon Appétit.

Paylaş

Yorum Bırak

Le Cuistot Studio

Adnan Kahveci Cad. No:31/D
Tarabya Mah. Sarıyer / İstanbul
Tel: 0 212 223 83 55
contact@le-cuistot.com

Çalışma Saatleri

Salıdan Cumaya: 9.30 – 21.00
Cumartesi: 9.00 – 21.00
Pazar: 9.00 – 17.00
Pazartesi Kapalı