Tatlar hakkında birkaç bilgi ve yeni bir tart tarifi

Tatlar hakkında birkaç bilgi ve yeni bir tart tarifi

Herkese merhaba! 9-15 Ekim arası gerçekleşen Tatlar Haftası’nda lepetitjournal.com internet sitesi için yazdığım yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Hepimizin bildiği ancak tam anlamıyla tanımadığı tatlar hakkında özetle birkaç bilgi.. Tatları ne kadar iyi tanıyabilirsek yemeklerimizin de o denli daha ustaca hazırlamamız mümkün. Tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve pek duyulmamış olan umami tatlardan kısaca bahsedelim. Yazımızın sonunda ise güzel bir turta tarifimiz var.

Tatlı

Çoğunlukla bayanların daha çok sevdiği tattır. Aslında erkeklerin de tatlıyı çok sevdiği aşikardır ancak kadınlar kadar bunu dışa vurmadıkları da bilinir. Bebeklerin en çok hoşuna giden tadın tatlı olduğu kolaylıkla farkedebiliriz, hatta hoşlarına giden ilk tat olarak tanımlayabiliriz. Acı veya eksi bir yiyecek tattırdığımızda bebeklerin suratının nasıl değiştiğini hepimiz biliriz. Tatlı bir glüsit kaynağıdır, günlük enerjimizi karşılayan önemli bir besin maddesidir.

Şeker ılıman ülkelerde şeker pancarından elde edilirken, daha sıcak bölgelerde şeker kamışından elde edilir. Şeker kamışı %14 sakaroz içerirken, pancar %18 içerir. Şeker yumuşaklık ve arzu ile özdeşleşmiş bir lezzettir. İnsanda haz duygusunu uyandırır. Bu tadın farklı şekilleri vardır: irmik, toz, esmer, kristal, şurup..

Tuzlu

Tuzlu tadın birçok farklı özelliği vardır. Örneğin bazı bakterilerin gelişmesine engel olur. Bir aşçı olarak benim için tuzsuz bir mutfak tatsız bir mutfaktır. Tabi her bireyin farklı bir tuz zevki vardır. Tuzlamak iyidir ancak orta derecede bunu yapmak gerekir. Genellikle tüketmemiz gereken tuz miktarının 2-3 katını tüketiyoruz. Hedefimiz bu fazlalıktan kurtulmak olmalıdır. Bunu, satın aldığımız ürünlerdeki tuz miktarına dikkat ederek ve bir kişilik yemekte 480 mg sodiumdan fazlasının olmamasına özen göstererek yapabiliriz.

Acı

Ağzımıza acı bir tat geldiği zaman dişlerimizi sıkarız, suratımızın rengi değişebilir ancak acı, organizmayı detoks ve temizleme işlevi görmesi sahip olduğu önemli artılardan sadece biridir. Acı, parazitleri ve bakterileri de öldürür. Ağzı temizler ve susuzluğu da giderebilir ancak azar azar kullanmak gerekir.

Herşeyde olduğu gibi, aşırı tüketiminde acı gıdalar oldukça rahatsız edici durumları beraberinde getirebilir. Yemeğe fazla acı koymak yemekteki diğer aromaları ve lezzetini bastırır. Fazla kullanıldığında ise deride ve özellikle sindirim sisteminde susuzluk yapar ve kabızlığa sebep olur. Aşırı tüketimi bazı kişilerde baş dönmesi yapabilir hatta bayılmalara dahi sebep olabilir. Eğer acı sever iseniz aslında yeterince tanınmayan bu tadı sevmeniz için kendinize göre bu saydığım özellikler dışında güzel özelliklerini de kapsayan farklı sebepleriniz olduğuna eminim.

Ekşi

Ekşi gıda tüketildiğinde yüzümüzde beliren ekşime refleksi yediğimiz şeyin tadının kötü olduğu anlamına gelmiyor. Soğuk şekilde tüketilmesi ekşi tadın artmasına neden olur.

Peki asit yani ekşi nerede bulunur? elbette bazı sebze ve meyvelerde. Ekşi sebzeler arasında, kuzukulağı, patlıcan ve domates sayılabilir. Meyvelerde ise daha çoktur, narenciye, frambuaz, bektaşi üzümü, frenk üzümü, üzüm, kayısı, bazı elma çeşitleri, çarkıfelek, kivi ve daha niceleri. Ayrıca bazı aroma ve baharatlar arasında zencefil, sumak, yabanturpu, hardal, kapari ve kornişonu sayabiliriz.

Umami

Yukarıda saydığımız ve en çok bilinen dört tadın yanında artık yeni bir tat daha eklememiz gerekiyor: Umami. Bu tadı ilk defa duymuş olabilirsiniz ancak çok büyük ihtimalle farkında bile olmadan tadına bakmışsınızdır. Umami, japonya kökenli bir tattır ve tatlı, tuzlu, acılı ve ekşiden sonra beşince tat olarak kabul edilmiştir.

Umami aslında bir duyguyu ifade eder, ağızda hoş bir his uyandıran hoşnutluk uyandıran bir tat. Oldukça soyut gibi görünen bu tanımın arkasında aslında oldukça bilimsel bir teori yatmaktadır. Bu özel tat, bazı et, balık, meyve, sebze ve süt ürünleri çeşitlerinde bulunan glutamate adlı amino asit ve nükleotitlere borçluyuz.

Limonlu Bezeli Tart Tarifi

Tatları iyi anlamanın en güzel yollarından biri limonlu bezeli bir tart yemektir!

Malzeme:

4 Yumurta
150gr Şeker
50gr Tereyağ
2 Kaşık Maizena
Yarım bardak yeşil limon suyu
Bir yeşil limon kabuğu
4 Yumurta beyazı
100gr Pudra şekeri

Tereyağınızı bir tavada eritin. Yumurtalarla şekeri çırpın. Limon suyunu ekledikten sonra maizena ve erimiş yağınız ile karıştırın, sürekli çırpmaya devam etmeniz gerekiyor. En iyisi robotta karıştırmak ve malzemeleri azar azar dökmektir.

Karışımınızı çatal ile batırılmış pişmemiş tartınıza dökün. 180 derecede 35-40 dakika boyunca krema katılaşana kadar pişirin sonrasında soğutmaya bırakın.

Bir tutam tuz ile birlikte yumurta beyazlarını çırpın, köpürmeye başladığında yavaş yavaş şekeri ekleyin.

Tartınız soğudunda, hazırladığınız beze ile süsleyin, sonrasında birkaç dakika kızartma altında tutun.

Bon appétit !

Paylaş

Yorum Bırak

Le Cuistot Studio

Ferahevler Mahallesi, Adnan Kahveci Caddesi
108/B Tarabya, Sarıyer / İstanbul
Tel: 0 212 223 83 55
contact@le-cuistot.com

Çalışma Saatleri

Salıdan Cumaya: 9.30 – 20.00
Cumartesi: 8.00 – 15.00 / 20.00 – 0.00
Pazar: 8.00 – 15.00
Pazartesi Kapalı